try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
Sahaf
Beyan.org kültürel miraslarımın tanıtımı

İslam sanatını anlama rehberi

warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'privatemsg_menu_access' not found or invalid function name in /home/beyan/domains/beyan.org/public_html/sahaf/includes/menu.inc on line 454.

Estetik-din ilişkisi konusundaki çalışmalarıyla bilinen felsefe profesörü Oliver Leaman'ın İslam Estetiğine Giriş adlı kitabı Küre Yayınları tarafından yayımlandı. Ne var ki, ‘yerleşik kabulleri yıkan çığır açıcı tespitlerde bulunduğu' iddiasıyla sunulan kitap bazı soruları cevapsız bırakıyor.
İSLAM ESTETİĞİNE GİRİŞ, OLIVER LEAMAN, ÇEV.: NUH YILMAZ, KÜRE YAYINLARI, 280 SAYFA, 22 TL

İslam estetiği konusundaki çalışmaların tarihi bir hayli eskidir. Çoklukla batılı entelektüeller İslam sanatı üzerinde ‘deskriptif' olarak durmuşlar ve İslam'ı bir medeniyet olarak görme eğiliminde olmayan oryantalist bir tavırla İslam estetiğini göz ardı etmişlerdir. İslam estetiğinin sorunları üzerinde daha çok Müslüman düşünürlerin durduklarını görüyoruz. Seyit Hüseyin Nasr, El Farukî ve Lale Bahtiyar'ı bunlar arasında sayabiliriz. Türkiye'de de başını rahmetli Turgut Cansever'in çektiği, Beşir Ayvazoğlu ve Turan Koç gibi İslam estetiği üzerine düşünen seçkin entelektüellerimiz var.

Türk okuru Oliver Leaman'ın yabancısı değil. Daha önce Türkçeye Ortaçağ İslam Felsefesine Giriş adıyla çevrilen bir kitabı bulunan Leaman bu kez Türk okurunun karşısına İslam Estetiğine Giriş adlı kitabıyla çıkıyor. Leaman, ağırlıklı olarak estetik ve sanat-din ilişkisi konusundaki çalışmalarıyla bilinen bir felsefe profesörü. Küre Yayınları'nca yayımlanan İslam Estetiğine Giriş, İslam sanatı konusundaki ‘yerleşik kabulleri yıkan çığır açıcı tespitlerde bulunduğu' iddiasıyla sunularak İslam estetiğine epeyce sorunlu bir giriş yapıyor.

Kitabın temel tezi…

Leaman, kitaba yazdığı önsözde bu kitabı yazma amacının “İslam sanatı hakkında biteviye söylenegelen şeylerden duyduğu derin hayal kırıklığı” olduğunu söylüyor. İslam sanatı üzerine yapılan çalışmaların, konuyu problematik bir mesele olarak koymaktan ziyade kronolojik açıklama metinleri olarak sunulduğunu da ekliyor. Kitap Leaman'ın babasıyla uzun yıllar yaptığı tartışmaların bir uzantısı. Babayla girişilen bu tartışmalardan çıkan diyalektik, aslına bakılırsa Leaman'ın kitaptaki temel tezini oluşturuyor. Leaman bu tartışmalar için şunları söylüyor: “Her ikimiz de Bach dinlemeyi, kiliseler ve şapeller gibi dini binaları ziyaret etmeyi pek severdik. Babam sürekli bu binalara ve müziğe nasıl hayran olduğunu, Hıristiyan olmuş olsa [Leaman ailesi bir Musevi ailesidir. BK] bu binalara ve müziğe olan hayranlığının daha da fazla olabileceğini, bu binalar ve müzik hakkında Hıristiyan olmayan biri olduğu için kaçırdığı şeyleri Hıristiyan olmuş olsa daha da iyi takdir edebileceğini söylerdi. Bense aksini, yani bu binaların ve müziğin estetik özelliklerinin asli dinî amacından soyutlanabileceğini, hatta asli dini amacı paylaşmanın, estetik takdir ve eseri kavrayış noktasında destek değil, köstek olabileceğini savunurdum.”

Bu diyalektiği Leaman'ın İslam Estetiğine Giriş'teki temel tezini çok iyi ifade edebileceği için alıntıladım, zira Leaman sanat nesnesinden estetik bir haz duymanın o nesnenin estetik bağlamının dışında kalan bağlamlarından (dinî, tasavvufî, siyasî, iktisadî) koparılmasıyla gerçekleşebileceğini savunuyor. Yanlış mı anlıyorum; yani bir semazen gösterisinden haz duymak için tasavvuftan, bir cami mimarisine hayranlık duymak için tevhid inancından haberdar olmaya gerek olmadığını söylüyor Leaman.

İslam Estetiğine Giriş, dokuz bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazar İslam sanatı hakkında en çok yinelenen on bir hatayı sunuyor okura: Bu hatalar ‘İslam'ın tanımı mümkündür - özcülük meselesi', ‘İslami estetik diye bir şey yoktur', ‘İslam sanatı aslen tasavvufidir', ‘İslam'a has sanatsal biçimler mevcuttur', ‘İslam sanatı aslen dinîdir', ‘İslami resim diğer resim biçimlerinden oldukça farklıdır', ‘İslami sanat “öteki”dir', ‘Gazali İslami resmi öldürmüştür', ‘İslam sanatı aslen minördür', ‘İslam sanatı atomistiktir', ‘Hüsnühat en üstün İslami sanattır', ‘İslam sanatında aslen boşluk korkusu vardır' yargılarından oluşuyor. (Leaman'ın bu on bir hata konusundaki öne sürüşlerine karşı önemli bir karşı çıkış için aynı zamanda bu kitabın redaktörü olan Cihat Arınç'ın DÎVÂN ilmî araştırmalar dergisinin 21. sayısında (2006/2) çıkan “İslam Estetiğini Yeniden Düşünmek: Oliver Leaman'ın Islamic Aesthetics: An Introduction Adlı Eseri Üzerine” başlıklı yazısına bakılabilir.)

Leaman'ın tutarsızlığı

Bir kez daha yineleyeyim. Leaman İslam sanatını dinî, tasavvufi, siyasî ve iktisadî bağlamlarının dışında estetik bağlamıyla ele almayı öneriyor. Fakat bu tez bir sanat yapıtının ‘İslamî' olup olmadığına nasıl karar verileceği sorusunu cevapsız bırakıyor. Hem İslam estetiğinden bahsetmek hem de İslamî (dinî) bağlamı göz ardı etmek bir tutarsızlık değil midir? Ayrıca İslam sanatını ele alırken çoğunlukla Arap ve İran sanatını incelemesi, bazı önemli sanat türlerine (ebru gibi) hiç değinmemesi kitabın eksiklikleri olarak durmakta.

Leaman kitabını babasının tezinden yola çıkarak oluştursaydı ve bunu kanıtlamak için uğraşsaydı sanırım ortaya çok daha tutarlı bir yapıt çıkabilirdi.

İRFAN KÜLYUTMAZ

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.